Türkiye’de birçok marka e-ticarete Trendyol ile başlıyor.
Satış geliyor, talep oluşuyor, marka kendine güveniyor.
Sonra doğal bir adım geliyor: kendi sitesini açmak.
Bu geçiş genelde ikas veya Shopify ile yapılıyor.
Ama tam bu noktada, birçok marka aynı hataya düşüyor.

1. Pazaryeri Mantığını Siteye Taşımak
Trendyol’da:
- standart paket kabul edilir
- deneyim markaya değil platforma aittir
- müşteri beklentisi düşüktür
Kendi sitesinde ise durum farklıdır:
- müşteri markayı değerlendirir
- deneyim doğrudan markaya yazılır
- her detay fark edilir
Pazaryeri alışkanlıkları siteye taşındığında, marka potansiyelini kaybeder.
2. “Zaten Satıyorduk” Yanılgısı
Trendyol’da satış yapan markalar şunu düşünür:
“Ürün tutuyor, sitede de tutar.”
Ama kendi sitesinde müşteri:
- ürünü değil
- markayı satın alır
Bu yüzden:
- site tasarımı
- paketleme
- teslimat deneyimi
bir bütün olarak değerlendirilir.
3. Ambalajı Pazaryeri Standartlarında Tutmak
Pazaryerinde:
- sade koli yeterlidir
- marka algısı ikincildir
Ama kendi sitesinde:
- kutu, markanın fiziksel vitrini olur
- özensiz ambalaj, güveni zedeler
Birçok marka bu farkı ilk siparişlerden sonra fark eder.
Ama o siparişler, çoktan ilk izlenimi oluşturmuştur.
4. Geçiş Sürecini Sadece Teknik Görmek
ikas veya Shopify’a geçiş genelde teknik olarak ele alınır:
- ürünler aktarıldı
- ödeme alınıyor
- kargo çalışıyor
Ama geçiş aslında:
- algısal bir kırılma
- müşteriye “artık biz markayız” deme anıdır
Bu an doğru yönetilmezse, site satışları pazaryerinin gerisinde kalır.
5. Operasyonun Aynı Kalacağını Varsaymak
Trendyol’da:
- sipariş hacmi dalgalıdır
- paketleme toleransı yüksektir
Kendi sitesinde ise:
- sipariş düzenlidir
- beklenti daha yüksektir
- süreçler standardize edilmelidir
Aynı operasyonla devam eden markalar, büyümeyi kendi elleriyle yavaşlatır.
Sonuç: Kendi Sitesi, Yeni Bir Başlangıçtır
Trendyol’dan kendi sitesine geçmek, yalnızca kanal değiştirmek değildir.
Bu geçiş:
- marka algısının
- müşteri deneyiminin
- operasyon disiplininin
yeniden tanımlandığı bir noktadır.
Başarılı markalar bu süreci:
- “teknik geçiş” değil
- marka geçişi olarak ele alır.
